fotoğrafkareleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fotoğrafkareleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2015 Perşembe

Kendinize Uygun Kitapları Nasıl Seçersiniz?


Bu soru aslında "Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?" sorusuyla paraleldir. Kişi, genellikle ilk başta kitap okuma alışkanlığının olmadığını, daha sonra da bunun kendisine uygun kitabı bulamadığından kaynaklı olduğunu söyler. "Çabuk sıkılıyorum." "Kitap içeriği ilgi çekici gelmiyor." "Okuduğumu anlamıyorum." "Okurken uykum geliyor," gibi türevi sorunları yaşıyorsanız evet, kendinize uygun kitap türünü bulmaya ihtiyacınız var! Ve tabii ki gerçekten bu alışkanlık için zamanınızı feda etmeyi göze alıyorsanız :)
Öncelikle şimdiye kadar okuyup\okuyamayıp sıkıldığınız kitapları tekrar bir gözden geçirin. O kitapların türlerini bir yere not alın. Bu sayede hangi kitap türlerinde ciddi anlamda bunaldığınızı öğrenebilirsiniz.
Diğer bir aşama film zevki. Filme uyarlanan kitapları ele alacak olursak film seçiminiz de kitap seçiminizi ve zevkinizi etkileyen unsurlardan. Bilim kurgu filmlerini seviyorsanız o alanda yazılan kitapları da severek okuyabilirsiniz.
Son olarak kitap araştırması ve yorumları. Herhangi bir e-kitap sitesine girebilir veya sahaflarda kitap araştırması yapabilirsiniz. Araştırırken okuduğunuz yorum ve eleştirilerden mutlaka birinde kendinizi bulacaksınızdır. Bir, iki derken bir bakmışsınız ki listeniz epey kabarmış. İstek sırasına göre yazmış olduğunuz kitapları edindikten sonra sıra en zevkli kısma geliyor. Okumak! Her gün on sayfa kadar okunursa alışkanlık 21. gününde rutin bir eyleme dönüşür. (Bilim adamları öyle diyor valla) Hele ki kitap ağzınıza layık çıkmış ve tahmin ettiğiniz süreden daha hızlı bitmişse, üç gün etkisinden sıyrılmaya çalışıp dördüncü günde kendinizi aynı tür kitap araştırmasına girmiş halde bulabilirsiniz.
Hayal dünyanızdan öperim, sevgiler.

23 Haziran 2015 Salı

Bi Fincan Kahve, Bi Adet Kitap


Keyifli bir kitap okuma aktivitesini daha da keyifli kılan bir şey varsa o da okurken bir fincan kahve içmektir. Türk kahvesi olanından. Çifte kavrulmuş ve az şekerli olanından. Ihım neyse.
"Kahve mi? Yok ben çaykoliğim dostum\ya da şu içinde her şeyin ekstra olduğu kafam kadar bardakta fahiş fiyatlara satılan şeyi seviyorum diyorsanız, okurken "kahve" yerine o içeceğin ismini yerleştirin, ben kahve diyeceğim :)

Gün içinde rutin olarak belli bir saatte içtiğim kahvemi elbette kitap okuyarak şenlendiriyorum. Ama eğer benimle kahve içecek bir dostcuk varsa elbette karşısında kitap okuyarak saygısızlık yapmıyorum, yapmamda. 
Bugün de Teen Wolf'un yeni sezon bölümünü izleme heyecanı ile yanıp tutuşurken, bölümün sadece fragmanının olduğunu, bölümün Amerika'lardan buralara henüz teşrif etmediğini öğrenince büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Bu moral bozukluğumu da Bi Fincan Kahve ve Bi Adet Kitap ikilisiyle geçirdim ve o anımı fotoğraflayarak en üste kondurdum.

Güzel şey kahve-kitap. Ama kitabın içinde aklını unutunca, soğuyan kahveyi içmek pek güzel değil...


Çifte kavrulmuş kahve olayını bilmeyenler için;

Çifte kavrulmuş türk kahvesi adı üstünde iki kez kavrulan kahvedir. Bir kez kavrulan ve tadına herkesin aşina olduğu 'açık' türk kahvesinden daha 'koyu', ve daha acıdır. Herkesin beğenmediği bir lezzeti olsa da kahve tiryakileri tarafından içilen, denememiş olanlar için de şiddetle önerilen bir aroması vardır. Eğer denemek isterseniz bir değişiklik yapıp kahvecinizden çifte kavrulmuşunuzu isteyebilirsiniz. Yapılış olarak açık türk kahvesinden farksızdır. Sadece köpüklü yapmak pek mümkün değildir.
Çifte kavrulmuşu "en lezzetlisinden" içmek isterseniz, eğer yolunuz düşerse İskenderun'da bulunan Tiamocosi adında ki kahveci dükkanından nefis çifte kavrulmuşunuzu kese kağıdı içinde nostaljik bir biçim de satın alabilirsiniz:)

Yazıyla ilgili herhangi bir görüşünüz var isa yorum bölümüne iliştirebilirsiniz.
Sorunuz var ise sayfanın altındaki iletişim bölümünden bana ulaşabilirsiniz!

google-site-verification: googlecb64ffbd2229785a.html